Aşı karşıtlığının bağışıklama programlarının başarısını doğrudan olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Tekkeşin, “Aşı karşıtlığının aşıya olan talebi azalttığı bir gerçek. Bu durum, aşılama oranlarının düşmesine ve bununla birlikte salgınların kontrol altına alınmasının zorlaşmasına neden oluyor. Aşı ile önlenebilir hastalıkların tekrar yayıldığı bir dünyada yaşamaya devam etmek, toplumsal sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturuyor,” dedi.

Aşılar, Bireylerin Sağlık Haklarını Koruyor

Prof. Dr. Tekkeşin, aşıların bulaşıcı hastalıkları önlemenin en güvenli ve etkili yöntem olduğunu vurgularken, “Herkesin aşı ile önlenebilir hastalıklardan uzak bir yaşam sürme hakkı vardır. Aşılar, sadece bireyi değil, tüm toplumu koruyan bir koruma kalkanıdır,” diye belirtti.

Aşı Karşıtlığı ve Komplo Teorileri

Dünya çapında başarılı bir aşı geçmişi bulunmasına rağmen, pek çok siyasi grup ve dini topluluk, aşı karşıtı hareketlere katılarak, aşıların bilimsel güvenilirliğini sorguluyor. Prof. Dr. Tekkeşin, “Sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere dayalı aşı karşıtı hikayeler, ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Aşı hakkında bilgi alırken her zaman Sağlık Bakanlığı Aşı Portalı veya Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi güvenilir kaynaklara başvurulmalıdır,” şeklinde uyarıda bulundu.

Protez Tırnakta Saklı Tehlikeler! Enfeksiyon ve Kanser Riski Kapıda! Protez Tırnakta Saklı Tehlikeler! Enfeksiyon ve Kanser Riski Kapıda!

Aşı Yapmak Daha Güvenli

Aşı yaptırmanın, yaptırmamaktan çok daha güvenli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tekkeşin, “Aşılar, yalnızca sizi değil, çevrenizdeki diğer insanları da korur. Özellikle, aşılama olamayacak kadar küçük bebekler ve hasta kişiler için hastalıkların yayılmasını engeller,” dedi. Ayrıca, aşıların otizmle ilişkilendirilmesi yönündeki iddiaları çürütürken, “Yapılan araştırmalarda, Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık (KKK) aşısı ile otizm arasında bir bağlantı olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamıştır,” ifadelerini kullandı.

Küresel Sağlık Tehditleri: Aşı Karşıtlığı

Aşı karşıtlığının küresel sağlık için büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Tekkeşin, Dünya Sağlık Örgütü'nün aşı karşıtlığını küresel sağlık için en büyük tehditlerden biri olarak kabul ettiğini söyledi. Özellikle Kızamık gibi hastalıkların, yeterli oranda aşı yapılmadığında hızla yayılabileceği uyarısında bulundu.

Aşı Karşıtlığı ve Küresel Etkiler

Aşı karşıtlığının etkisi sadece bireysel değil, küresel çapta da büyük sorunlara yol açabiliyor. Aşıların güvenliği hakkındaki yanlış bilgilerin yayılması, düşük aşılama oranlarının artmasına neden olmakta ve bu durum, salgınların yayılmasına yol açmaktadır. Prof. Dr. Tekkeşin, "Aşı karşıtlığı, ulusal düzeyde çocukluk aşı oranlarını düşürmekte ve önlenebilir ölümcül hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına neden olmaktadır," diye ekledi.

Aşı Karşıtlığının Nedenleri

Prof. Dr. Tekkeşin, aşı karşıtlığının ardındaki temel nedenleri şu şekilde sıraladı:

  • Sağlık ve sosyoekonomik eşitsizlikler,
  • Etkili kamu sağlığı mesajlarının eksikliği,
  • Etnik azınlık grupları ile ilgili etik olmayan araştırmalar,
  • Çevrimiçi platformlarda yanlış bilgi, dezenformasyon ve komplo teorileri,
  • Aşıya erişim engelleri ve düşük eğitim seviyeleri.

Aşı Karşıtlığı ve Gelecekteki Tehlikeler

Aşı karşıtlığının bağışıklama programlarının etkinliğini olumsuz yönde etkilediğini belirten Tekkeşin, bu durumun özellikle çocuk felci ve kızamık gibi hastalıkların yeniden yayılmasına yol açabileceğini belirtti. Örneğin, 2002 ile 2006 yılları arasında Nijerya'da çocuk felci vakaları beş kat arttı.

Aşı Karşıtlığına Karşı Bilgi Paylaşımının Önemi

Aşı güvenliği konusunda doğru, kanıta dayalı bilgiler sağlamak, aşı karşıtlığının etkilerini azaltmada en önemli araçlardan biri. Prof. Dr. Tekkeşin, ebeveynlerin ve toplumu bilgilendirmenin, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.

Son olarak, dünyada aşı karşıtlığının giderek güçlendiği ve bu hareketin özellikle COVID-19 pandemisiyle birlikte daha fazla ivme kazandığına dikkat çeken Prof. Dr. Tekkeşin, doğru bilgilerin paylaşılmasının ve güvenilir kaynaklardan beslenilmesinin önemini yineledi.

Kaynak: GAMZE KARABULUT