Aile içi çatışmaların madde kullanım bozukluklarının tedavisinde önemli bir engel olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Sibel Bolluk, aile içi çatışmalar ile madde kullanımı arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğretim Üyesi Sibel Bolluk, madde kullanım bozukluklarının tedavisinde aile içi çatışmaların önemli bir engel olduğunu belirtiyor. Aile içi çatışmalar ile madde kullanımı arasındaki ilişkiye dikkat çeken Dr. Bolluk, aile desteğinin sağlanması ve kullanıcının bu desteği kabul etmesinin tedavi sürecini hızlandırdığını vurguluyor. Aile içi çatışmalar madde kullanımına, madde kullanımı ise aile içi çatışmalara yol açıyor.
BAĞIMLILIK SÜRECİ VE TETİKLEYİCİLER
Dr. Sibel Bolluk'a göre, alkol ya da madde bağımlıları genellikle kullanımı kontrol edebilecekleri düşüncesiyle madde kullanmaya başlıyorlar. Ancak zamanla, bu kullanım sıklığı ve miktarı artarak bir kısır döngü oluşturuyor. Stres, çevresel ödüllendirme, cinsel tatmin veya performans artışı gibi faktörler bağımlılığın başlamasını tetikleyebilir. Bunun yanı sıra, düşük eğitim ve gelir düzeyi gibi faktörler de bağımlılığa yatkınlığı artırabilir.
BAĞIMLILIĞIN BEYİN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Dr. Bolluk, bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğunu belirterek, madde kullanımının beyin işlevlerini bozduğunu açıklıyor. Bağımlıların genellikle maddeyi bırakabileceklerine inandıklarını ancak bu girişimlerin çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlandığını belirtiyor. Araştırmalar, madde kullanımının beyin işlevlerini bozduğunu gösteriyor ve bu bozuklukların uzun süreli olduğunu ortaya koyuyor.
TEDAVİ VE DESTEK
Dr. Bolluk, alkol ve madde bağımlılığının tedavi edilebilir olduğunu ve hastaların hastanelere bağlı tedavi merkezlerine başvurarak tedavi olabileceklerini ifade ediyor. Tedavinin, hastanede yatarak arındırma ve psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleştiğini belirtiyor. Bağımlılığın tedavisi zaman ve çaba gerektirse de, kişinin tedavi olmayı istemesi ve destek alması önemlidir.
AİLE VE ÇEVRE DESTEĞİNİN ROLÜ
Bağımlılığı olan bireylere yaklaşımda ailesine ve yakın çevresine önemli görevler düştüğünü belirten Dr. Bolluk, aile içi çatışmaların tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Bağımlılığın bir hastalık olarak kabul edilmesi ve tedavi edilebilir bir durum olduğunun bilinmesi gerektiğini ifade ediyor. Ailenin ve çevrenin kişiyi desteklemesi ve motive etmesinin bağımlılık tedavisinde büyük önem taşıdığını belirtiyor.